|
Halil KÖKEN tarafından yazıldı
|
|
Perşembe, 02 Nisan 2009 16:13 |
Elimde bir kitap var. 19. Yüzyılda Temettuat Defterleri ve Salnameler Kapsamında Karacasu. Adnan Menderes Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Tarih bölüm Başkanı Yrd. Doç. Dr. Mehmet BAŞARAN yazmış. Karacasu Geliştirme ve Eğitim Vakfı 2000 yılında yayınlamış. Bölgeye Türker’in yerleşmesi Miryokefalon savaşından sonra başlamıştır. Osmanlı döneminde Karacasu 1877’de Kaza (İlçe) olmuş ve Aydın Sancağına bağlanmıştır. |
|
Devamını oku...
|
|
|
Halil KÖKEN tarafından yazıldı
|
|
Pazartesi, 30 Mart 2009 11:50 |
Benim çocukluğumda annelerimiz çalışmazdı. Okuldan eve geldiğimde boynumdaki anahtarla kapıyı hiç açmadım. Hatta babanım bile anahtarı yoktu. Annem evimizin bir parçası gibiydi, hep evdeydi. Heryere birlikte giderdik, zaten öyle çok da gidilecek bir yer yoktu ki.
En büyük eğlencemiz sokaklarda oynamaktı. Sokakta oynamak diye bir kavram vardı yani. Cafelerde, alış veriş merkezlerinde buluşmazdık. Okula arkadaşlarımızla gider, birlikte çıkar, oynaya, zıplaya yürüyerek gelirdik. Servis falan yoktu.. Ayakkabılarımız eskirdi. |
|
Devamını oku...
|
|
TÜRK OLMANIN KIRK YEDİ KURALI |
|
|
|
|
Halil KÖKEN tarafından yazıldı
|
|
Pazartesi, 30 Mart 2009 12:31 |
|
1. Kagit mendili kumas mendil gibi günlerce burusuk şekilde cebinde tasir. 2. Rüzgarli havalarda küller uçmasin diye küllüge su koyar. 3. Serçe parmagini kulagina sokup iyice sallayarak karistirir. 4. Ancak bir Türk gazete bulmacasini hep baskalarina sora sora çözebilme becerisini gösterip , kendisi çözdü diye sevindirik olabilir. 5 . Sakal trasi olduktan sonra kanayan yerlerine küçük kagitlar yapistirir. 8. Soba borusu aktiginda yogurt kaplarini telle soba borusuna baglar. |
|
Devamını oku...
|
|
Atilla DÖNMEZ tarafından yazıldı
|
|
Çarşamba, 14 Ocak 2009 16:28 |
ZENGİN MİSİNİZ ? ANLAMAK ÇOK KOLAY Yaşanmış bir olay: Köyümüzde bir düğün vardır. Kız evi köyden değil başka bir yerdendir. Kız evi, erkek evi bir arada oturmuş yemek yemekte, bu arada davetliler yanındakilerle sohbet etmektedir. Köylülerimizden bir kadın kız tarafından laf almaya, ekonomik durumlarını öğrenmeye çalışmaktadır.
|
|
Devamını oku...
|
|
Halil KÖKEN tarafından yazıldı
|
|
Pazartesi, 30 Mart 2009 11:43 |
1- Bu kırmızı kart sezonu kapattırdı. (Futbolcunun mezartaşı) 2- Yokuş aşağı 5. viteste indim ya ölsem de gam yemem (Şoförün mezartaşı) 3- 01110010010111010101110 (Bilgisayar programcısının mezartaşı) 4- Bir paket daha olsa yine içerdim (Tiryakinin mezartaşı) 5- Bu kez söndüremedim (itfaiyecinin mezartaşı) 6- Nereye gideceğimi çok iyi biliyorum "Kestiğim Eşeklerin Cennetine" (Kasabın mezartaşı) 7- Her saça şekil verdim bir kadere şekil veremedim (Berberin mezartaşı) 8- Veresiye defterini yanımda götürmedim, hâlâ geçerlidir (Bakkalın mezartaşı) 9- Maaş kuyruğu bu sefer uzun geldi. (Emeklinin mezartaşı) 10- Bu taraftaki davam bitti, sıra öbür tarafta. (Savcının mezartaşı) 11- Azrail 100 m' yi benden hızlı koşuyormuş. (Atletin mezartaşı) 12- Bu pit-stop çok uzun sürecek belli (Formula pilotunun mezartaşı) 13- Azrail bir kere bile oley çekmedi (Matadorun mezartaşı) 14- Galiba nakavt oldum (Boksörün mezartaşı) 15- Bu taraftaki terazi doğru tartsa bari (Manavın mezartaşı) 16- Artık motorsuz uçuyorum (Pilotun mezartaşı) 17- Vay be Çiçekleri sularken, onlara gübre oldum (Bahçıvanın mezartaşı) 18- Ölçümü nasıl aldınız yav kefen sıkıyor (Terzinin mezartaşı) 19- Pişştii (Kumarbazın mezartaşı) 20- ip bu sefer uzun geldi (ip cambazının mezartaşı) 21- Bu 7. Faul olsa gerek (Basketbolcunun mezartaşı) 22- Eeelllll Fffaaatttiihhhhaaaaaaa (Kekemenin mezartaşı) 23- Kimyam bozuldu biliyorum. (Kimya müh. mezartaşı) 24- Artık tarih oldum. (Tarihçinin mezartaşı) 25- Üsttekilerin cenaze namazını ben kıldırdım benimkini kim kıldıracak (imamın mezartaşı) |
|
KAZ GÖNDERSEM YOLAR MISIN? |
|
|
|
|
Atilla DÖNMEZ tarafından yazıldı
|
|
Perşembe, 12 Mart 2009 16:32 |
Çok soğuk bir kış günü padişah, tebdil-i kıyafet gezmeye karar vermiş. Yanına başvezirini alıp yola çıkmış. Bir dere kenarında çalışan yaşlı bir adam görmüşler. Adam elindeki derileri suya sokup, döverek tabaklıyormuş. Padişah, ihtiyarı selamlamış: --- 'Selamun aleykum ey pir'i fani...' -- 'Aleykum selam ey serdar'ı cihan...' Padişah sormuş:
|
|
Devamını oku...
|
|
Halil KÖKEN tarafından yazıldı
|
|
Salı, 17 Şubat 2009 12:32 |
|
Elinin mürekkebiyle kadın işine soyunan, kısaca yalnız yaşayan erkeklere beslenme ihtiyaçlarını karşılamak için yemek yapmayı öğreten birkaç bilgi :
Yemekleri daima tencerenin içinden yiyin. Böylelikle tabak kirletmemiş olursunuz asla sade pilav yapmayın. Domatesli pilav yaptığınızda altını tuttursanız bile renginden anlaşılmaz... Soğanlı bir yemek yapacaksanız asla soğana dokunmayın. Özellikle rendelediğinizde elleriniz çok kötü kokuyor. Bunun yerine soğana ekmek tahtasıyla beş altı kez vurmayı deneyin. Aynı işi görür. |
|
Devamını oku...
|
|
Halil KÖKEN tarafından yazıldı
|
|
Pazartesi, 02 Mart 2009 23:02 |
|
Bir yarim olsun esmer, yakışıklı Çok şey istemem, boyu 1.80 olsun Fazla zengin olmasın umrumda değil Yeter ki 50-60 trilyonu olsun |
|
Devamını oku...
|
|
Sizce Cehennemin Kapısında Ne Yazıyordur ? |
|
|
|
|
Halil KÖKEN tarafından yazıldı
|
|
Pazar, 01 Mart 2009 10:28 |
|
Yanık kreminiz yanınızda mı ? Ateş seni çağırıyor. Burası cehennem burdan çıkış yok! Kibir,en sevdiğim günah! Fansız girilmez. Sen de yedin di mi o elmadan ? Bütün kafa adamlar buradayız. Kaloriferli odalar, 24 saat sıcak su bulunur. Yalnızca sıcak içecekler bulunur. Biz size söylemiştik. Protokol yoktur. Sensiz bir kişi eksiğiz. This way--> Sözün bittiği yer. Ateş almaya mı geldiniz ? Ateşle şaka olmaz! Beni sizler var ettiniz! Şeytan Lütfen kapıyı açık bırakmayınız, ceryan yapıyor. Evine hoş geldin! Buraya girenler bir daha geri dönmedi. Zevki bedelsiz mi sanmıştın ? Kendin pişir kendin ye! Tehlikenin farkında mısınız ? Sıcaklık ayarıyla oynamayınız ! |
|
|
|
|
|
|
Sayfa 5 > 10 |