top
logo

Kimler Sitemizde

Şuanda 6 konuk çevrimiçi

Site Yönetimi

Reklam

İstatistikler

Üyeler : 217
İçerik : 132
Web Bağlantıları : 6
İçerik Tıklama Görünümü : 82589

Anasayfa KÜLTÜRÜMÜZ Dilimiz
Dilimiz PDF Yazdır e-Posta
Atilla DÖNMEZ tarafından yazıldı   
Salı, 21 Ekim 2008 22:24
Okudunuz mu bu yazıya, gonuşmularımıza annadıvedim, okun gari.  
DİLİMİZ

            Denizli şivesi Türkçede en dikkat çeken hatta anlaşılması en güç şivelerdendir. İlk defa duyanlar başlangıçta kesinlikle hiçbir şey anlamazlar. Köyden köye, yöreden yöredeğişse de Denizli şivesinin her yerde kullanılan ortak şekilleri vardır:

         1) İsmin -i hal ekiyle, -e hal eki genellikle karıştırılır. Bu durum bazen komik söyleyişlere neden olur. Örneğin:
                                       Beni bi tost yap. ( Bana bir tost yap.)
                                       
                  2) Genelde -yor (şimdiki zaman kip eki) yerine -ipba eki kullanılır. Örneğin:
                                       Çocuk dükkene gidibba. (Çocuk dükkana gidiyor.)
                                       Ne debban sen? ( Ne diyorsun sen? )

                 3) Bazı sözcüklerdeki ''n'' harfi  ''nazal n'' diye adlandırılan, n ile g harfi arasında, genizden gelen n sesidir.
                                        Kapının önüne ikisi dinelmişler, bişeyle gonuşubbala.
                                        Evinize gelibbadık. (Evinize geliyorduk)
                                   
               Köyümüzün  Şivesinden Bazı Örnekler:
  
      
Amat  :  Ahmet    
annaç  : karşı    
Aşa  :  Ayşe    
babıç  : ayakkabı, pabuç   
bahalı  : pahalı    
bakam biyo  :  bakayım bir kere  
balcan  :  patlıcan    
balme  :  bamya    
bamak  :  parmak    
bissürü  :  bir sürü    
biyon  :  bir kere    
bunna  : bunlar    
bürgü  :  baş örtüsü   
cıscıbıldak  :  çırılçıplak   
cuvare  :  sigara    
çapıt : çaput, bez parçası   
çıbık :  çubuk    
daklı :  tatlı    
dalgan   : ısırganotu   
dambaş :  çatı    
dartı  :  baş örtüsü, yazma   
devter :  defter    
deze  : teyze    
dığan  : tava    
dilbarım  : güzelim    
dingabak aşmak  : takla atmak  
döşek  : yatak    
dümbek  : darbuka    
eccicik  : azıcık    
enmek :  inmek    
esen  : rüzgar    
esirekli  : sinirli, asabi   
fasille  : fasulye    
fıydırmak  :  fırlatmak   
fistan  : elbise    
foturaf  : fotoğraf    
gahba garılı  :  kahpe karılı   
gahbe herif  : kahpe herif   
garankı  : karanlık    
gavga  : kavga    
gavın  : kavun    
gayınna  : kaynana    
gayınta  : kayınbaba   
gayış  : kemer    
gayva  : kahve, kıraathane   
gımıldamak  : kıpırdamak   
gidişmek  : kaşınmak   
gönek  : atlet    
gurumsamak  : canı yiyecek bir şeyler çekmek 
guyruklu  : akrep    
gücülen  : daha yeni, şimdi   
Haçca  : Hatice    
Hakma  : Fatma    
hankı  :  hangi    
haranı  :  tencere    
harım  : çalı çırpıyla oluşturulmuş avlu duvarı 
hasıllık  : evin önündeki ya da yakınlardaki küçük bahçe
hela  : tuvalet    
hep baba :  hep beraber   
hıra  : zayıf    
hindi  :  şimdi    
hora geçmek   :  iyi olmak, iyi gelmek  
ırakı  :  rakı    
Iraz  :  Raziye    
ırlanmak  :  sallanmak   
Irmızan  : Ramazan   
ilana  :  lahana    
ilgen  :  leğen    
ilik  :  düğme    
ilmek  : değmek, dokunmak, çarpmak  
inemgonam  : boşu boşuna (tam karşılığını bulamadım)
ingastan  : yalancıktan, mahsustan  
ireng etmek  :  yaramazlık yapıp eziyet etmek 
ireng  :  toz biber    
ispirte  :  kibrit    
kaktırmak  : ittirmek   
kelbaş  : karnıbahar   
keler  : kertenkele    
keme  : fare    
kıntaşlı  : aşırı süslü   
mamır  : sağlam, iyi    
mehel  : münasip, uygun   
merdiman  : merdiven   
Mustu  : Mustafa    
nacep olsa :  ne de olsa   
nana  : nane    
nebenne  :  ne bileyim   
negıda  : ne kadar    
neşlecen?  :  ne yapacaksın?   
nezman  : ne zaman   
payam  : badem    
pençire  :  pencere    
peşkir  : havlu    
pıransa  :  pırasa    
podiye  :  önlük, okul önlüğü   
pontur  :  pantolon    
sakırdamak  : titremek   
samaşmak  :  sarılmak   
seyirtmek  : koşmak   
siklet  : bisiklet    
sinlenmek  :  saklanmak   
şırkmak  :  dövmek, pataklamak                     
tanaşı  : tarhana aşı   
taslanmak  : üzülmek   
tavık  : tavuk    
tavsır  : fotoğraf    
tekne kazıntısı  : ailede son çocuk anlamında bir deyim
tingildemek  : hızlı hızlı yürümek  
tiski  : bilye, misket    
tomate  : domates    
Uma  :  Ömer    
urgan  : yük bağlamada kullanılan kalın, uzun ip 
üneye :  şuraya    
ünnemek  : çağırmak   
ünnemek  :  seslenmek   
ürya  : rüya    
Üsen  : Hüseyin    
yalım :  sanırım, galiba   
yamır  : yağmur    
yılık  : yamuk ( Yılık ağızlı: Yamuk ağızlı ) 
yümek  : yıkamak    
zere  : arpa, buğday   
zoba  : soba    
      

               Köyümüzden Örnek Konuşmalar :


Babanneyle Torununun Konuşması:

-- Bubannee!
-- Ge gadın gızım ge.
-- Geldim bubanne, nedibban?
-- İş işledim de yoruldum, oturuvedim höle
-- Üneye oturma bubanne, pençirden esen esibba, beline dokunu.
-- Bek ıscak oldu da ondan oturuvedim, horaya oturam ozman.
-- Bubanne gurumsadım ben, yicek bişe ve bene.
-- Da hordan al, ina va portugal va
-- Eyi, alam ben.
-- Anan nede?
-- Hasıllıkta iki garık tomate va da onu çaplapba.
--
Eyi , goş hada git evinize gari, anan gavga ede.

 

Bir başka konuşma:

-- Selam aleküm.
-- Aleküm selam , meraba.
-- Meraba.
-- Öf bek ıscak, gün beynime gaynattı valla.
-- Gaynatma mı arkıdaş, bu ışcakda Gavaklar'a gada yürünü mü?
-- Nedem ,Arıkgıyın'da su va, ondan geldim.
-- Su eyice azalmış gari, talılara on beş günde bi su gelipba.
-- Öle valla ,dilbarım inala yarılmış.
-- Yarılmacak gibi mi, ayladır bi dımlam yamır yağmadı.
-- Da da kötü olcak heral, baksanya sen televziyonna küresel ısınma deye sölepduru.
--
Allah sonumuzu hayır etsin, nedelim hindi.


    Park kahvesinde Cırık Mustafa Ali kahveciye seslenir:
--
Ula Goca  Amadın Memet, ünde dinenip ağız açcana bi çay ve bene.
-- Sen ne yüzüne domaşdırıpdurun, bubana deverem de şırksın sene.
 

-- Yollada epe ağız açdım, gidem gari, da aş vurcam.
 

-- Nedip gabbasınız?

-- He yannarım arabba. Tokdura gitcem gari!

-- Temitden ben sene kölgülede oynaş demedim mi?

-- Huna bak, çucun cavırlına.

    Menderes, otobüste yolculara şöyle seslenir:
--
Sayın yolculamız, duz mu yaladınız, ikidi bi su isdepdurusunuz, İzmir'e gada su yok gari.


-- Huuy! Allah guvvet vesin, nedibbasınız?
-- Allaharzosun, he yannara ot bürümüş, onnara çaplapbarıım.
 

 

 

 

Güzel İnsanlarımız

00580008.jpg

Hava Durumu

DENIZLI

Son Dakika

Tarihte Bugün

DRT TV


bottom

Destekleyen Joomla!. Designed by: Joomla Template, linux hosting. Valid XHTML and CSS.