|
Halil KÖKEN tarafından yazıldı
|
|
Perşembe, 12 Ağustos 2010 09:39 |
|
PAKİSTAN Hint yarımadasında yer alan ve onun için uzun bir süre Hint Müslümanları olarak adlandırılan ancak 1947’de bağımsızlığına kavuşan, son yıllarda sık sık suikastlarla sarsılan, (bunların arasında Cumhurbaşkanı Ziya Ül Hak(1988) Başbakan Benazir Butto(2006) gibi üst düzey devlet görevlileri) ve kanlı saldırılarda hayatlarını kaybeden binlerce insan. Pakistan özellikle Kurtuluş Savaşında Milli Mücadeleye verdiği katkılarla bilinir ve hatırlanır. Prof Dr. Mim Kemal ÖKE’nin Kurtuluş Savaşı ve Uzakdoğu Asya Milletleri kitabı ve Kurtuluş Savaşı ile ilgili yazılan kitaplarda bu konunun tafsilatı ve belgeleri yayınlanmıştır. İstanbul aynı zamanda Hilafet Merkezi olduğu için buranın kurtarılması amacıyla sık sık yardım kampanyaları düzenlenmiştir. Bu kampanyalarda evladını köle olarak satıp parasını gönderen analar, nikâh alyanslarını bağışlayan yeni evli gelinlere kadar nice yardım hikayeleri okuruz. İngiltere’de Tıp eğitimi gören Pakistanlı Müslüman gençler eğitimlerini yarıda bırakarak Anadolu’ya koşmuşlar ve cephe hastanelerinde görev alarak kardeşlerini kurtarmak için mücadeleye atılmaktan çekinmemişlerdir. Gene İngiliz Hükümetlerini zor durumda bırakmak için boykot, yürüyüş vb. çeşitli eylemlerle Anadolu için çalışmışlardır. |
|
Devamını oku...
|
|
|
Halil KÖKEN tarafından yazıldı
|
|
Pazar, 11 Nisan 2010 08:29 |
|
DÜNYANIN EFENDİSİ
Kimi insanlar yaşamış o günkü dünya nüfusu içinde herhangi bir fert gibi adı sanı unutulmuş, kimi insanlar sadece belli bir bölgede belli bir coğrafyada adını duyurmuş ve ancak o bölgeye veya döneme ilgi duyanlar bilir, kimi insanlar da bütün zaman ve mekâna adı sanı yayılmıştır.
Kimi insanlar vardır adını duyduğunuzda en azından içinizden buğuz edersiniz o kadar kötüdür. Kimi insanlarda vardır ki adı anıldığında dünyanın en kıymetli misafiri geldiğinde nasıl davranacağınızı bilemediğiniz gibi onu nasıl anacağınızı bilemezsiniz. Kimi insanlar vardır davetsiz misafir gibi gelişinden memnun olmaz bir an önce gitsin diye iç geçirirsiniz. Kimi insanlarda vardır ki onu dört gözle aşığın maşukunu beklediği gibi beklersiniz.
|
|
Devamını oku...
|
|
KÖYÜMÜZDEKİ NÜFUS DEĞİŞİMİ |
|
|
|
|
Halil KÖKEN tarafından yazıldı
|
|
Salı, 01 Aralık 2009 14:44 |
|
Kıymetli Hemşerilerim, Daha önce TÜİK sayımlarına göre Köyümüzün nüfus istatistiklerini vermiştim.Şimdi bu istatistiklerin ne Daha önce TÜİK sayımlarına göre Köyümüzün nüfusistatistiklerini vermiştim. Şimdi bu istatistiklerin ne anlama Geldiği üzerinebirkaç kelam etmek istiyorum. | SAYIM YILLARI | TOPLAM | ERKEK | KADIN | | | | | | | | | | | | | | | 1.935 | 444 | 191 | 253 | Aydın ili Karacasu ilçesi | | 1.940 | 496 | 231 | 265 | Aydın ili Karacasu ilçesi | | 1.945 | 459 | 218 | 241 | Aydın ili Karacasu ilçesi | | 1.950 | 493 | | | Aydın ili Karacasu ilçesi | | 1.955 | 579 | 280 | 299 | Aydın ili Karacasu ilçesi | | 1.960 | 660 | 303 | 357 | Aydın ili Karacasu ilçesi | | 1.965 | 652 | 332 | 320 | Denizli ili Tavas ilçesi | | 1.970 | 656 | 334 | 322 | Denizli ili Tavas ilçesi | | 1.975 | 545 | 265 | 280 | Denizli ili Tavas ilçesi | | 1.980 | 621 | 301 | 320 | Denizli ili Tavas ilçesi | | 1.985 | 628 | 307 | 321 | Denizli ili Tavas ilçesi | | 1.990 | 763 | 375 | 388 | Denizli ili Tavas ilçesi | | 2.000 | 592 | 287 | 305 | Denizli ili Tavas ilçesi | | ADNKS 2007 200 | 449 | 227 | 222 | Denizli ili Tavas ilçesi | | ADNKS 2008 200 | 439 | 217 | 222 | Denizli ili Tavas ilçesi |
Görüldüğü üzere sadece 1,965 defa erkek nüfusu kadın nüfusundan fazla çıkmıştır. 1970 yılı sayımlarında ilk ve. 1945 nüfus sayımında büyük bir düşüş göstermiş erkek nüfus 15 kadın 24 nüfus azalmıştır. Bu 2. dünya savaşının etkisi nedeniyle askerlik süresinin 4 Yıla çıkmasından dolayı olmuştur. 1975 yılında gen şok bir düşüş Yaşanmış ve erkek nüfus 69,42 kadın nüfus azalmıştır. Tahminin bunun nedeni 1975 sayımının yapıldığı zaman diliminin köylünün mevsimlik işçi olarak pamuk tarlalarında olduğu zamana denk gelmesidir nüfus. 3. ve en büyük şok düşüş 2000 yılı nüfus sayımında görülmüş ve 88 erkek nüfus, kadın 83 olmak üzere toplam 171 azalmdığı görülmüþtür nüfus. Bunun da nedeni tezgahların kapanması sonucu milletin iş bulmak için dışarıya göçmesinden kaynaklanmıştır. En hızlı nüfus artışı 1990 nüfus sayımında ortaya çıkmıştır. Bu Sayimda erkek nüfusu 68, kadın nüfusu 67 olmak üzere toplam 135 nüfus artışı olmuştur. |
|
Atilla DÖNMEZ tarafından yazıldı
|
|
Salı, 24 Kasım 2009 10:43 |
|
Üyelerimiz iki ayrı sayfada ÜYELERİMİZ 1 , ÜYELERİMİZ 2 şeklinde düzenlenmiştir. Fotoğrafı olmayan üyelerimiz maille bana fotoğraflarını gönderebilirler. |
|
Halil KÖKEN tarafından yazıldı
|
|
Pazartesi, 18 Mayıs 2009 22:36 |
22 Aralık 1914 tarihi bu felaketin başlangıcını teşkil eder. 22 Aralık ile 15 Ocak tarihleri arasında gerçekleşen bu taarruzda Osmanlı Ordusu çok büyük kayıplar vererek geri çekilmiş ve binlerce vatan evladı da Ruslara esir düşmüştür. İşin üzücü yanı da şehit olan askerlerin birçoğu iklim şartlarından dolayı donarak ölmüş olmalarıdır. Savaşın başlangıcında 1. ve 2. Köprüköy ve Azap muharebelerini kazanan ordumuz Rus saldırılarını püskürtmüştü. Kış başlamış ve cephedeki hareketlilik azalmıştı. Alman Genelkurmayı kendi cephesindeki düşman birliklerinin azalması için Osmanlı Genelkurmayını sürekli saldırı için teşvik ediyordu. Harbiye Nazırı Enver Paşa, Genelkurmaybaşkanı Alman Bronzart Paşa idi. Almanlara göre eğer Sarıkamış aşılırsa Kafkasya’da ki Türklerle birleşilir ve Rusya yıkılma yoluna girerdi. Oysaki Rusya sadece bu sebepten dolayı Alman cephesindeki kuvvetleri buraya kaydırıp bunu önlemeye çalışırdı. Fakat Orduyu yönetenler Almanların bu fikrine inanıp saldırıya karar vermişlerdi. Ancak Genelkurmay 2. Başkanı Yarbay Hafız Hakkı Bey, Harekât Şubesi Müdürü Binbaşı Ali İhsan Bey ( Ali İhsan Sabis Paşa) ve İstihbarat Şube Müdürü Binbaşı Kazım Bey (Kazım Karabekir Paşa) ve diğer Türk Subaylar bu harekâta muhalifti. Çünkü kış başlamıştı. Ordunun yeterli teçhizatı yoktu. Bu şartlarda ordu taarruz etse bile nakliye kollarının yetersizliğinden dolayı yiyecek ve cephane yetiştirmek mümkün değildi. Sivas’ın doğusuna demiryolu yoktu. Karadeniz’de Rus Donanması daha güçlüydü ve nitekim 4 nakliye gemimizi batırmışlardı. Askerlere kışlık giysi verilememişti.
|
|
Devamını oku...
|
|
|
|
|
|
|
Sayfa 1 > 4 |